Bir Kahve Telvesinin Söyledikleri

 

Bir Kahve Telvesinin Söyledikleri..

Bugün bir fincan kahve içtim, üzerine fal kapattım. Fincanı geçtim, tabağı elime aldım. Şöyle bir göz gezdirdim. Ah dedim falım bile ülkeme benzer. Bir yanda arılar topluluğu, bir yanda az ama koca koca ayılar grubu. Aslen ilki bir orduya benzer, ikincisi orduda bir birlik kadar. Amma velakin gelin görün ki, bir birlik tüm orduyu komuta eder. 

Peki kimdir bu arılarla kocaman ayılar..

Çalışanlar ile şirket sahipleridir dediğinizi duyar gibiyim. İşte ekonomi de devasa bir ormana benzer. Bu hikâyede arılar, ayılar için çalışır. Sonra emeklerinin karşılığını alır, ardından elde ettikleri gelirleri (ücret) ile ayılar için ürettikleri balı (çıktıyı) geri onlardan satın alır, ayılar da bu alış-verişten elde ettiği geliri (kârı) yeniden döngünün devamı için kullanır. Burada hikâyemizin ana fikri şunun üzerine kuruludur: Bal (çıktı), ayılar için mi üretilir, yoksa ormanda yaşayan tüm canlılar için mi? Balın (çıktı) buradaki rolü nedir? Bal (çıktı) bu ormandaki (ekonomideki) toplam mal ve hizmetleri temsil etmektedir. Şimdi bu ormanda üreticinin ayılar (yatırımcılar) olduğu gerçeği ile bu grubun kafasından neler geçtiğine odaklanalım. 

Bal (çıktı) esasen üretimdir ve dolayısı ile de gelirdir. En nihayetinde de büyümedir. Yani aslında ayıların ürettiği mal ve hizmet, büyümeyi temsil etmektedir. Buradan da kalabalık arı topluluğunun esasen ayılar için değil ormanı (ülkesi) için bal (büyüme) yarattığını söyleyebiliriz. Ancak burada gözden kaçmaması gereken nokta, bunu üreterek değil, dikkat ettiyseniz ürettiğini satın alarak yapıyor olmasıdır. Arılar aslında ikinci kez temel bir rol oynuyor iktisadi işleyişte. Ama işte yine de yaranamıyor gariplerim mi dediniz. Ben de öyle duydum sanki kalbinizin sesini. 

Peki gerçekten bu kadar önemlilerse sorun nedir?

Sorun, özellikle de yokluklarının bir problem olarak görülmemesidir. Çünkü ayılar için üretim yapıldığı düşüncesi hâkimdir ve bunu gerçekleştirebilecek yüzlerce arı, işleyişin içinde yer almak için beklemektedir. Oysa hâkim düşünce, ayıların bunu kendi ormanları (ülkesi) için yaptığı algısı ile birlikte, tüm canlıların ormanda (ekonomik sistemdeki) bir arada yaşama amacının her şeyin üzerinde bir değer olarak kabul edilmesi olmalıdır. Eğer ormanda (ülkenizde) bal üretim düzeyi ve dolayısı ile büyüme azalmış ise bunun anlamı, tüm canlıların birlikte fakirleşmesi olmalıdır. Yoksa benim kahve telvesindekiler gibi en kalabalık olanlar fakir, sayılı miktarda olanlar şişmanlarsa biz ona ormanın (ülkenin) gelir düzeyi azaldı diyemeyiz. Arılar yiyecek bulmakta zorlanırken, ayılar karnını tıka-basa doyuruyor deriz. 

Şimdi şu temel sorulara cevap verelim:

1. Üretim kim için yapılır? Ayılar ormanlarının  (ülkelerinin) da sahipleri midir?    

2. Üretimde yer alan ve üretileni satın alan arılar neden kilo alamazlar? Onlar bu durumun değişmesi için ne yapıyor/yapmalıdır?

3. Ormanın kralı aslanla-arkadaşlarının (politika yapıcılar) ve diğer ormanlar (ülkeler) ile olan ilişkilerin bu kilo hesabında bir rolü var mıdır?

Kim bilir belki yarınki falımda çıkar cevabı..

05.04.2021

Başak Gül AKAR

Yorumlar

  1. Canım hocam ne guzelde anlattınjz yıne ısık tuttunuz... Acaba bırseyler degısecekmı bu ulkede. Youtuberlar yerıne sabahattın alı. Oguz atay ve daha ısmını sayamadıgım bır cok yazar. Sorgulama yetenegı olmayan mankafa bır z kusagı mı duzeltecek ayıların yedıgı balın bılmem nesını.

    YanıtlaSil
  2. değişmesi için değişmek gerek..şu güzel hayatı ne için yaşıyoruz, yaşatıyoruz; anlayalım her şey güzel olacak..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tamamen Kişiseldi Bayım..